Kefir Vikipedi, özgür ansiklopedi 18:40, 31 Ocak 2006 tarihindeki hali; en güncel halini göster ← Önceki hali | Sonraki hali → Jump to: navigation, search KAYNAK: http://www20.uludag.edu.tr/~gidamu/kefir.html KEFİR Bugün Dünyada yoğurttan sonra en fazla tanınan fermente süt ürünlerinden birisi de kefirdir. Soğuk bir iklime sahip olan Kafkasya’nın dağ köylerinde çok eski yıllardan beri yapılan ve tüketilen kefir, önceleri bu bölgede yetiştirilen keçi ve koyun sütlerinden, ancak daha sonraları inek sütünden de yapılmaya başlanmış ve buradan Dünya’ya yayılmıştır. Ülkemizde ise kefirin henüz ticari amaçla üretimi söz konusu değildir. Ancak sağlık açısından önemi nedeniyle evlerde yapılmakta ve tüketilmektedir. Kefir içilecek kıvamda, hafif ekşimsi ve köpüklü bir süt ürünüdür. Bu özelliği nedeni ile de “Fermente Süt İçkisi” olarak da tanımlanmaktadır. Kefir ismi Türkçe “keyf” kelimesinden türemiştir. Bugün çok çeşitli ülkelerde ve büyük miktarlarda üretimi yapılan kefir, yalnız beğenilen tadından dolayı değil, bunun yanı sıra şifa verici özelliğinden dolayı da büyük ilgi görmektedir. Bu nedenledir ki bazı literatürlerde kefirin “Sağlık ve Mutluluk İçkisi” olarak tanımlandığı dikkati çekmektedir. Fermente süt ürünleri arasında önemli bir yeri olan kefir, beyazımsı renkte, karnıbahara benzer şekilde ve genelde bezelye büyüklüğünde danelerden oluşmaktadır. Daneler her biri simbiyoz olarak yaşayan kazein ve jelatinimsi yapıda mikroorganizma kolonilerini içermektedir. Mikroorganizmalar Torula kefir, Saccharomyces kefir gibi mayaları ve Lactobacillus caucasium, Streptococcus lactis gibi bakteri kültürlerini içermektedir. KEFİR YAPIMI Evde kefir yapımında, pastörize ve sterilize sütler kullanılabilmektedir. Bu durumda sütün tekrar ısıtılmasına gerek olmadığı gibi, böyle sütlerin homojenize edilmiş olmaları ayrı bir avantaj sağlamakta ve ürünün üst kısmında istenmeyen yağ tabakası oluşmamaktadır.
Evde kefir yapmak için, süt kısa süre kaynatılarak daha sonra oda sıcaklığına kadar soğutulmakta ve ağzı sıkıca kapanabilen cam kavanoza aktarılmaktadır. Kapaklı kavanoz kullanılmasının nedeni, fermentasyon sırasında oluşan ve kefire ayrı bir tat veren CO2’in uçmasını önlemek içindir. Kefire işlenecek 1 litre süt için yaklaşık 20-40 gram kadar kafir tanesi süte katılmaktadır ve temiz bir kaşıkla karıştırılarak kavanozun ağzı sıkıca kapatılmaktadır. Bu şekilde mayalanan süt, yaklaşık 20oC civarında ve ışık almayan karanlık bir yerde 24-48 saat fermentasyona bırakılmaktadır. Fermentasyon sonunda, aşılanan sütün kefire dönüşümünden sonra, ürün küçük delikli plastik bir süzgeçten geçirilmektedir. Süzgeç üzerinde kalan kefir taneleri ayrılmakta ve yeniden kefir yapımında kullanılmaktadır. Süzülen kısım ise kefir olarak tüketilmektedir. Kefir yapımından hemen sonra tüketilebildiği gibi buzdolabında saklanmak koşulu ile daha sonraki birkaç gün içerisinde de içilebilmektedir. Sağlık açısından kefirin en uygun tüketim zamanı genellikle sabahları aç karnına ya da akşamları yatmadan öncedir. Diğer taraftan kefir tanelerinin her 40-45 günde bir defa süzgeç içerisinde çok ılık su ile iyice yıkanması ve üzerindeki süt artıklarının temizlenmesi gereklidir. Bu durum kefir tanelerinin aktifliğini arttırmaktadır. Ayrıca sürekli aşılanmak suretiyle büyüyen ve irileşen kefir tanelerini de ara sıra ayırmalı ve aktifliği azalan taneler kullanılmamalıdır.
Kefirin saklanması Kefirin çok ekşi olmayan tatlıya yakın bir tatta içilmesi isteniyor ise taze olarak bir iki gün içerisinde tüketilmesi önerilir. Kefir ağzı bir kapalı bir kapta hafta hatta aylarca buzdolabında saklanabilir. Özellikle laktozu tolere edemeyen kişilere önerilebilecek olan, buzdolabında saklanan kefir tüketildikçe üzerine taze olanlardan eklenmesi ve bu şekilde tüketilmesidir. Meraklısına Dolapta bekleyen kefir sağlık açısından bir olumsuzluk etmeni oluşturmaz. Düşük sıcaklıklarda bile, içerisinde bulunan Acetobakterler tarafından üretilen asetik asit nedeni ile ekşiliğin artmasına neden olur. Hatta bir araştırmada bir yıl boyunca bekletilen kefirin tadının biraz ekşi olduğu ve içerisinde yer alan mayalar nedeni ile alkol miktarını % 4 civarına çıktığı belirtilmiştir. Kefir yapmaya bir süre ara vereceğim, nasıl saklarım? Kefir tanelerini bir kaç ay kullanmayacaksanız, Kefir tanelerini temin ettiğinizde saf su içerisinde küçük bir kapta ya da kurutulmuş halde olacaklardır. Kefiri kullanmayacağınız zaman bir kabın içerisine saf suyu koyarak ve taneleri de içerisine ilave ederek buzdolabında (+4 C) saklayabilirsiniz. Kefir tanelerini donduracak iseniz, Kefir tanelerini soğuk saf su ile yıkayın (suyun klorsuz olmasına dikkat edin), temiz ve beyaz bir havlu ile düzgünce üzerindeki nemi bastırmadan uzaklaştırın. Taneleri bir poşet ya da kutu içerisine koyun ve taneleri tamamen kapatacak kadar süt tozu ilave edin ve buzluğa kaldırın. Bu şekilde bir yıla yakın bir süre saklayabilirsiniz. Kefir tanelerini Kafkasya’da yapıldığı gibi kurutacak iseniz, Kefir tanelerini soğuk saf su ile yıkayın, temiz ve beyaz bir havlu ile düzgünce üzerindeki nemi bastırmadan uzaklaştırın. Tanecikleri beyaz kağıttan kese içerisine koyup yoğun güneş altına bırakın. Tanecikleri burada sıcaklık, nem ve tanecik boyutuna bağlı olarak bir iki gün içerisinde kuruyacaklardır. Kuruyunca renkleri sarıya dönebilir bu gayet normaldir. Kuruyan taneleri ağzı sıkıca kapatılabilen bir kaba koyup soğuk bir ortam ya da buzdolabında 1- 1.5 yıl civarında saklanabilir. Saklanan kefir tanelerinin aktivitesini geri kazandırmak için ne yapmalı ? Farklı nedenler ile kefir taneleri aktivitelerini kaybetmiş olabilirler. Onları tekrar aktive edebilmek için, Kefir tanelerini dondurmuş iseniz; Dondurulmuş olan taneleri soğuk su içerisine koyun. Bu şekilde süt tozundan ayrılabilsin. Sonrasında bir kap içerisine tanelerin üzerine 1:3 oranda olacak şekilde süt ilave edin ve 24 saat beklemeye bırakın. Eğer pıhtılaşma istenen düzeyde olmaz ise bu işleme her 24 saatte sütün miktarını her seferde artırarak devam edin. Bu işlem üç-dört gün sürebilir. İstenen aromaya ve yapıya ulaşıldığında kefir taneleri sütü işlemek için hazır demektir. Kurutmuş iseniz; Tanecikleri bir kaba alıp üzerine 1:3 olacak şekilde süt ilave edin. 24 saat sonra eski aromaya ulaşmış ise taneler hazırdır. Eğer değil ise, yukarıdaki gibi artan miktarlarda süt ilave ederek bu işleme devam edin. 2-7 arası tazelemeden sonra taneler hazır hale gelecektir. Önemli not: Kefiri aktive etme aşamasında elde olunan kefiri tüketmeyiniz.
KEFİRİN SAĞLIKLA İLGİLİ BAZI ÖZELLİKLERİ
Kefir, bileşiminde genel olarak %0.6-0.9 süt asidi, %0.6-0.8 alkol ve hacimsel olarak %50 CO2 içermektedir. Süt şekeri fermentasyon sonucunda %75 oranında azalmıştır ancak Vitamin B12 ve folik asit ise oldukça zenginleşmiştir.
Sütteki tüm besin maddelerini içerdiği için kefir beslenme değeri yüksek bir süt ürünüdür. Mikroorganizmaların etkisi ile laktoz ve proteinlerdeki değişmeler, kefirin sindirimini kolaylaştırmaktadır. Ayrıca bu maddeler serinletici, iştah açıcı bir özelliğin, sevilen tat ve aromanın oluşmasına neden olmaktadırlar. Kefirdeki süt şekeri olarak da bilinen laktozun oranı azaldığı için laktoza duyarlı kişiler kefiri rahatlıkla tüketebilmektedirler. Başta B12 olmak üzere bazı B grubu vitaminler kefir kültüründe bulunan mikroorganizmalar tarafından sentezlenebilmektedirler. Kefirde oluşan süt asidinin %90’dan fazlasının kolayca hazmedilebilme özelliği bulunan L(+) süt asidi olduğu bildirilmektedir.
Kefirin gençlik içkisi olarak tanındığı ve su yerine içildiği Kafkasya’da tüberküloz, kanser ve hazım bozukluğu gibi hastalıklara rastlanmadığı ve ortalama insan ömrünün 110-130 seneye ulaştığına ait bilgiler bir çok literatürde yer almaktadır. Kefirde oluşan asetik asit, H2O2 gibi antibakteriyel maddeler ile antibiyotikler, E. coli ve Salmonella gibi patojen bakterilerin gelişmesine engelleyici etki yapmaktadırlar. Ayrıca kefir, mide, pankreas gibi bazı organların salgılarını da arttırmaktadır. Yapılan çalışmalar bu süt ürününün sinirsel rahatsızlıklar, iştahsızlık ve uykusuzluk için iyi bir ilaç olduğunu göstermiştir. Ayrıca halk arasında kefirin yüksek tansiyon, bronşit, sarılık, ishal, kabızlık, ekzema ve safra rahatsızlıklarını iyileştirdiği bilinmektedir. Düzenli olarak günde en az 500 mL kefir 6 ay tüketildiği zaman kefirin organizma üzerine stabilize edici, gençleştirici bir etkiye sahip olduğu, yaşlıların sağlığı üzerine çok yararlı etki yaptığı belirtilmektedir. Ayrıca karaciğer, safra, böbrek, kan dolaşımı, kalp metabolizması üzerine olumlu etki yaptığını, kireçlenmeyi önlediğini belirten bilgilerin bulunduğu da açıklanmaktadır.
Mikrobik enfeksiyonlara karşı direnci arttırır Serinletici aromasıyla kronik yorgunluğu giderir Stres azaltır, sakinleştirir ve kolesterolü düşürür Sindirim sistemini güçlendirir Uykusuzluğu ve sinirsel depresyonu ortadan kaldırır Damar sertliğini ve kas kasılmalarını önler Yüksek tansiyonu düzenler ve dengeler Kan bozukluklarını giderir ve kanı temizler Karaciğer rahatsızlıklarını iyileştirir Cildi güzelleştirir ve parlaklık verir Egzama ve benzeri deri hatalıklarına iyi gelir Yara ve yanıkların hızla iyileşmesini sağlar İdrar yolu iltihaplarını tedavi eder Mide ve barsak rahatsızlıklarına iyi gelir Safra kesesi ve böbrek hastalıklarına iyi gelir Sağlıklı diyet için önemlidir Yağsız süt ile mayalanırsa kilo almayı önler Kemikleri güçlendirir http://www.food.itu.edu.tr/keyfi_kefir.pdf
İslam dininde sarhoşluk verecek derecede tahammur etmemiş (mayalanmamış) içeceklerin içilmesi caiz; sarhoşluk verecek derecede mayalanmış içeceklerin içilmesi ise haramdır. Mayalanması kısa süren "kefir"in alkolsüz olup sarhoş etmediği, besleyici olduğu ve bir çok hastalıkların tedavisinde kullanıldığı açıklanmaktadır. Böyle bir kefirin içilmesinde dinen bir sakınca yoktur. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
Kefirpilze.jpg Kefir, çok eski yıllardan beri özellikle Rusya'nın Kafkasya bölgesinde yapılan, bugün ise Avrupa ve Amerika ülkelerinde ticari maksatla imal edilen süt asidi ve alkol fermantasyonu yardımıyla yapılan köpüklü, koyu kıvamlı (yoğurt kıvamında), hafif ekşimsi bir içki.
Eski Orta Asya'da çok kullanılan kefire, günümüzde bilhassa Kafkasya'da rastlanmaktadır. Kefir, beyazımtrak renkte, karnıbaharı andırır şekilde ve genellikle bezelye veya fındık büyüklüğünde tanelerden meydana gelmiştir. Kefir tanesinde; torula mayaları, sacharamyces kefir (?), Streptococcus cremoris, Betabacterium caucasium (?) gibi mikroorganizmalar bulunur. Bunların faaliyeti sonucu süt asidi, etil alkol ve karbondioksit meydana gelir. Kefir tanesi içerisinde bulunan mikroorganizmalardan bazıları süt şekerini parçalayarak süt asidi hasıl ederler ve süt pıhtılaşır. Mikroorganizmalardan bazıları ise karbondioksit ve etil alkol meydana getirirler. Fermantasyon sonucu kefir adı verilen hafif ekşimsi, köpüklü, alkollü ve yoğurt kıvamında bir süt içkisi ortaya çıkar. Kefir yapımında inek, koyun, keçi, manda sütleri yağlı veya yağsız olsun kullanılabilir.
| Su | % 88-89 |
| Süt asidi | % 0,8-0,9 |
| Etil alkol | % 0,6-1,1 |
| Süt şekeri / laktoz | % 1,7-2,7 |
| Kazein | % 2,5-2,9 |
| Mineraller | % 0,6-0,8 |
| Albümin | % 0,1-0,3 |
| Yağ | % 2,8-3,3 |
Çeşitli yayınlarda kefirin iştahsızlık, uykusuzluk, verem ve böbrek hastalıklarında, bronşit ve astımda, ekzema tedavisinde kullanıldığı belirtilmektedir. Ancak bazı hastalarda tam tersi olan sonuçlar hasıl etmekte ve ihtiva ettiği çeşitli maya ve alkolden dolayı zararlı olmaktadır. Kalp hastalarına ise, içindeki yüksek karbondioksit miktarı sebebiyle kefir içmeleri tavsiye edilmemektedir.
Quefir | Kefir | Kefir | Kefir | Kefiro | Kéfir | Kefiiri | Kéfir | קפיר | Kéfir | Kefir | Kefir | Kefir | Кефир | Kefir | 开菲尔